1 LİRA İLE NASIL ZENGİN OLUNUYOR?

Vaktiyle Amerika’da yaşayan biri zengin olmanın yollarını araştırır. Pek çok girişimi başarısız olduktan sonra bir yola başvurur.

Önce en çok satan ulusal bir gazeteye 1 ay süreyle ilan verir. İlan şöyledir:

“1 Dolara zengin olmak ister misiniz? Aşağıdaki banka hesabına 1 Dolar yatıran herkese, zengin olmanın yollarını açıklıyoruz.”

Bu ilan gazetede 1 ay süreyle yayınlanır.

Yaklaşık 2 ay süre sonra bir ilan daha yayınlanır. Bu ilanın içeriği şöyledir:

“ Bana 1 dolar göndererek zengin olmanın yollarını öğrenmek isteyen 1 milyon kişiye teşekkür ederim. Sayenizde milyoner oldum”

Böylece milyonlarca kişiye 1 dolar ile nasıl zengin olunacağını göstermiş olur.

Tabi bu hikâyeyi okuyanlar “vay be ne kadar uyanıkmış” diye bir sonuç çıkarabilir.

Aslında çıkarmamız gereken bir sonuç daha var.

“Bu hikaye bizim ne kadar uyanık olmadığımızı da gösteriyor.”

Önemsiz saydığımız pek çok harcamanın aslında ne kadar önemli olduğunu bu hakiye bize gösteriyor diye düşünüyorum.

Örnek vermek gerekirse;

Faturalarımıza bir bakalım. Kullanım bedeli dışında çeşitli adlarla ne kadar paralar tahsil edildiğine hiç dikkat ettik mi?

Sayaç okuma bedeli, bakım bedeli, telsiz kullanım bedeli, hesap işletim ücreti, fatura detay ücreti, gecikme bedeli, gecikme cezası vs.Bir de bunlara ilave olarak fatura ödeme merkezlerine ödediğiniz her bir fatura için tahsil edilen milyonlarca komisyonlar…

1 liradan ne olur canım demeyin.

Eğer 1 milyon kişi 1 lira tasarruf etse 1 milyon lira (eski parayla 1 trilyon lira) eder.

Ülke genelinde 30 milyon abonesi olan bir işletme, abone başına 1 TL fazla bedel tahakkuk ettirse, toplamda 30 milyon TL (eski parayla 30 trilyon) haksız tahsilat yapmış olur.

Bunu bankaların hesap işletim ücreti olarak altı aylık 50-60 lira gibi bir bedel tahsil etmesi şeklinde hesap ederseniz ortaya çok ciddi rakamlar çıkmış olur.

Burada yazdıklarımızı özellikle esnaflarımız dikkate almalı diye düşünüyorum.

Çünkü bir taraftan işyeri faturaları bir taraftan ev faturalarını düşünün.Bu faturalarda kullanım bedeli dışında sizden haksız olarak tahsil edilen ücretleri hesap ettiğinizde giderlerinizin büyük bir pay oluşturduğunu görürsünüz.

Kazandığımız paranın çoğunu bizden haksız tahsil edilen giderlere ödüyoruz. Yani bizim faturalar, hikayedeki gazete ilanı gibi iş görüyor.Ve bizler de, tıpkı çatalla çorba içmek gibi bir durumla karşı karşıya kalıyoruz.

Üzerimize Düşen

İşte bu nedenle küçük hesaplar diye düşünmeyip bizlerden haksız tahsil edilen tüm ücretlere karşı hak aramak, tepki göstermek, bu konuda kamuoyu oluşturmak bizim yararımıza olacaktır.

Bu anlamda tüm Sivil Toplum Kuruluşlarının, Kent Konseylerinin ve Mesleki Örgütlerin daha duyarlı ve vatandaşlarımıza yol gösterecek şekilde projeler üretmesi zorunlu bir hal almıştır.

Ayrıca çocuklarımızı da şimdiden bu konuda bilinçlendirirsek onlar da ileride daha özgüvenli bir biçimde haklarını arayacak ve hukuk devleti olma yolunda üzerlerine düşen adımları atabileceklerdir.

Her zaman söylediğimiz gibi hak aramak mutlaka hukuk zemininde olmalı.

Bizden haksız tahsilat yapan işletmeleri basarak, çağrı merkezlerinde görevli kişilere hakaret ederek veya çalışanlarına zarar vererek hak aranmaz. Bu davranışlar aksine suç oluşturur.

Özellikle günümüzde her bireyin, hukukçu olacak kadar değilse de kendi hakkını arayacak kadar hukuk bilgisine sahip olması zorunlu hale geldi.Aksi takdirde yolunmaya hazır tavuk gibi her an her yerde bir haksızlıkla karşı karşıya kalabiliriz.

Hak aramak için haklarımızın ne olduğunu bilmeye, haklarımızı öğrenmek için de, hak aramanın ne kadar önemli olduğu bilincine sahip olmamız gerekiyor.

Biz de bu yazılarımızla herkesin hak arama bilincine sahip olmasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya devam edeceğiz.

Şimdi hep birlikte bu haftada tekrarlayalım.

HERKES İÇİN HUKUK, HERKES İÇİN ADALET

Bir cevap yazın

Back to Top

1 LİRA İLE NASIL ZENGİN OLUNUYOR?

by yonetici time to read: 3 min
0